Geleneksel Tıraşa Yeni Başlayanlara Önerdiğimiz Başlangıç Ürünleri

25 Nisan 2020
Geleneksel Tıraşa Yeni Başlayanlara Önerdiğimiz Başlangıç Ürünleri

Şunu başından belirtelim: Bu yazımızı kesin kurallar listesi olarak değil, bir ön rehber olarak okumalısınız. Verdiğimiz bilgilerin hem kendi şahsi tecrübemizden, hem de geleneksel tıraşa geçişine eşlik ettiğimiz binlerce üyemizin ve dostumuzun geri bildirimlerinden, sitemize, ürünlerimize yaptıkları yorumlardan süzülerek geldiğini bilmenizi isteriz.

Yeni başlayan üyelerimizde aşılması gereken en önemli husus şu oluyor: "Yapabilir miyim, yoksa kendimi mi keserim?" Bu nedenle yıllar önce "Korkma, sen de yaparsın!" demiştik. Bizim korkumuz sizin tam tersinize, kendinizi kesmeniz değil; doğru açıyı bulamayıp, jileti cildinize dokunduramayarak efektif şekilde tıraş olamamanızdır. Sonuçta bu ürünler korunaklıdır ve kendinize zarar verebileceğiniz açılarda jiletin cildinize ulaşmasına izin vermezler. Sadece doğru şekilde tıraş olabileceğiniz açıda tuttuğunuzda jilet cilde dokunabilir; ki bu zarar verebileceğiniz bir pozisyon değildir. Asıl mesele, aleti o açıda tutmayı becerip, etkin şekilde tıraş olabilmektedir. Bu nedenle, üstün bir el becerisine sahip değilseniz, fazla korunaklı ürünlere yönelmemelisiniz. Çoğumuz standard bir el becerisine sahibiz. "Yeni başlıyorum" diye gidip en korunaklı ürünleri seçersek; bırakın kendimizi kesmeyi; sakalımızı bile kesemeden bu işten vazgeçme ihtimalimiz vardır. Bu nedenle "orta agresif" düzeyinde kalalım. Hem jileti rahat bulalım; cildimize rahat ulaşsın, etkin tıraş olalım; hem de cildimiz yorulmasın. Bu konuda anlaştıysak, geleneksel tıraşa başlarken en önemli kriterler genellikle şunlar oluyor:

-Ekonomiklik

-Kullanım kolaylığı

-Fiyat/performans oranı

Henüz ürünlere yabancı olduğunuzdan pahalı ürünlerden “ya memnun kalmazsam” düşüncesiyle uzak duruyorsunuz; ki bu çok doğal bir endişe. İlaveten, onlarca çeşitliliğin arasında aklınız karışıyor. Şimdi adım adım ilerleyelim. Öncelikle temel tıraş aletiniz.

Ne kullanabilirsiniz?

Bize zaman zaman “jiletli usturayla başlasam olur mu?” diye soruyorsunuz. Açıkçası, elbette olur ancak; alışma süreci sizin için daha zahmetli olur. Geleneksel tıraşa başlangıcın ideali jiletli tıraş makinelerinden geçer. Bunlar çok kolay kullanımları, pratik olmaları, çeşitlilikleri ve korunaklı tasarımlarıyla affedici yapılarından dolayı herkese, ama özellikle yeni başlayanlara, çok uygundur. Tüm tıraş gereçleri içerisinde kendinize zarar vermenin en zor olduğu gereçlerdir. Öte yandan da, temiz ve yakın tıraşa ulaşmanızın en kolay olacağı gereçlerdir. Peki ama hangisini alalım? Taraklı, Taraksız, Ayarlı, kelebek?..

Öncelikle (8-10 gün gibi çok uzun aralıklarla tıraş olmuyorsanız) taraklı ve ayarlı makineleri erteleyin deriz. Düz barlı, kesimi orta agresiflikteki makineler sizin için en iyisi olacaktır. Bunlarda kesim açısına, makine ağırlığına, bastırmadan, sakal çıkış yönlerine göre tıraş olmaya alışınca, ister ayarlı, ister taraklı, ister agresif makinelere ya da jiletli veya çelik usturaya geçersiniz. Tüm dünyada haklı sebeplerle önerilen en popüler makineler Edwin Jagger de8x serisi, Merkur 34c, Merkur 42c grubudur. Bunlara ilaveten Yaqi Mellon, Fatip Gentile, Feather Der-A’yı da ekleyebiliriz. Hepsi de yeni başlayanlara uygun makinelerdir. Merkur’ün ve Edwin Jagger’ ın çoğu modeli aynı kafayı kullanır, sadece sap dizaynı farklıdır, dolayısıyla kendinizi sadece bu birkaç modelle sınırlamayın. Bütçenize ve gönlünüze uygun olanı seçebilirsiniz.

Elbette çeşitlilik arttırılabilir; ama ilk önce bunlara bakmanızı öneririz. Ha, Edwin Jagger 3one6 ya da Feather as-d2 önermez miyiz? Tabi ki olabilir ama, bütçenizi zorlamayacak, uygun fiyatlı ve kolay alışabileceğiniz bir model seçin ki; fırça, kase ve kozmetikler aşamasında zorlanmayın. İlaveten Parker Variant, Merkur Progress ya da Futur gibi ayarlı bir makine alıp tek makine ile işi bitirseniz olmaz mı? O da olur ama, öğrenme ve alışma sürecinin uzayacağını unutmayın. Bu ürünlerle başlayan üyelerimiz jileti bulmakta zorlandıkça doğru açıyı aramak yerine hep ayarları açtılar; agresife koştular ve yoruldular. Halbuki doğru açıyı bularak, ona alışmaları gerekirdi. Öğrenme süreci uzamış oldu.  Ayrıca fazla ağır ya da agresif makinelerin cildi tahriş etme risklerinin daha yüksek olduğunu aklınızda tutun. Tabi çok hafif kesimli makinelerde de yazının başında bahsettiğimiz, jileti yüzde hissetme ve doğru kesim açısını bulmada sorun yaşatabileceğinizi hatırlayın. Siz önce standart olanlara alışın sonra kendinize göre istediğiniz tür ve agresiflikte makineye geçersiniz.

Peki ya çelik ustura? Çelik ustura hem bakım, hem kullanım olarak teferruatlı ve deneyim gerektiren bir tıraş gerecidir. Dolayısıyla geleneksel tıraşta en azından bir yıl geçirmeden ve bütçenizi ayarlamadan sıfırdan çelik usturayla başlamanızı önermeyiz. Bu, bisiklete binmeyi öğrenmeden 1000cc’lik bir motor almaya benzeyecektir; sonu genellikle hayal kırıklığı olur.

Fırça ne olacak?

Fırçada seçenekleriniz domuz, sentetik ve porsuk. Evet model çok biliyoruz, ama net olalım: Bizim öncelikli tavsiyemiz ya sentetik ya da best veya finest seviye porsuklar olacaktır. Bunlar hem sağlam yapıları, hem kolay köpük yapmaları hem de uygun fiyatlarıyla gayet idealdir.

Özellikle Yaqi ve Frank Shaving markaları fiyat/performans oranları oldukça yüksek olan markalardır. Domuz fırçaları, açılma süreçlerinin uzun olmasından; silvertip fırçaları da kullanımda dikkat isteyen narin yapılarından dolayı tecrübesi az kullanıcılara hemen önermemekteyiz. Bunun dışında fırçalar ile ilgili detayları içeren blog yazımızı şuradan  ve şuradan okumanızı tavsiye ediyoruz.

 

Krem mi, sabun mu hangisi?

Bu konuda kendinizi sınırlamayın. İkisinde de iyi sonuçlar alabilirsiniz. Yalnız, kremleri köpürtmenin biraz daha kolay olduğunu belirtelim. Öncelikle uygun fiyatlı bir kremle de başlayabilirsiniz ama geleneksel tıraşın keyfini yaşamanız için esas önerimiz Proraso veya Tabac markaları ile başlamanız olur. Bunların tüm dünyada en bilinen ve kullanılan tıraş kozmetiği üreticisi olmaları boş yere değil. Makul fiyatlarına kıyasla, gerçekten çok iyi düzeyde kalite sunarlar. F/p oranları çok iyidir ve sizi uzun süre tıraş ederler. Özellikle Proraso'da, herkese, her cilde göre çeşit bulmak mümkündür. Cidiniz kuru, ince ve hassas ise "Aloe Vera ve E Vitaminli" seriyi, alerjikse "yeşil çaylı" beyaz seriyi tercih edebilirsiniz. Zevkinize göre okaliptüs veya sandal ağacı serisi; veya tütün kokusu seviyorsanız Tabac ürünleri çok iyi bir alternatiftir. Tabi daha sınırlı bütçeler için de Derby ve Arko kremler, ya da yılların eskitemediği Arko Berber Sabunu ile de başlayabilirsiniz. Ülkemizdeki çoğu tıraş sever de muhtemelen böyle başlamıştır ve bunlar da gayet güzel performans sunacaklardır.

Jilet? Feather alsanız olur mu?

Yani...

Pek çok defa belirttiğimiz üzere Feather piyasadaki en keskin jilet olarak bilinir. İnternette en keskin jilet, Japon üretimi vs gibi yorumları okuyunca heyecanlandığınızı biliyoruz; hemen alıp denemek istiyorsunuz. Ama en keskin jilet en iyi tıraşı verecek diye bir kural asla yoktur. Hatta biz buna "iyi jilet yoktur; sizin için doğru jilet vardır" diyelim. Dolayısıyla jiletlere az ve orta keskin olanlardan başlayarak, daha keskin olanlara doğru kademe kademe deneyin deriz. Tanımadığınız bir jileti mutlaka 5'li - 10'lu kutu olarak alın ve deneyin. Gerek sitemizde, gerekse başka bir mecrada okuduğunuz bir yoruma dayanarak asla 100'lü paket almayın. Önce deneyin.

Bazı jiletler keskinlik/konfor oranlarının çok iyi olmasından dolayı hem yen başlayanlara, hem de düzenli günlük tıraşa uygun olmalarıyla bilinirler. İşte bunlar sizin için idealdir, örnek vermemiz gerekirse; Gillette 7 O'clock Sharpedge, Crystal, Personna, Treet King, Croma, Gillette 7 o’clock super stainless ve super platinum, Astra, Permasharp, Derby usta, Zaza platinum, Voskhod, Asco gibi. Önce bunları bir deneyin deriz, sonra bulabildiğiniz her jileti deneyerek kendinize en uygun olanı zaten zamanla tespit edeceksiniz. Jilet dünyasında her şey özneldir. Bir jilet her kişide farklı sonuçlar verebilir. Zamana yayılması gereken bir meseledir. Şu aşamada yapabileceğiniz en büyük hata; agresif bir makineye Feather jilet takıp yüzünüzü tahriş ederek tıraştan soğumak olur. O yüzden heyecanınıza hakim olun, adım adım gidin. Daha fazlasını buradan öğrenebilirsiniz.

Şap kullanacak mıyız?

Evet, öneririz. Şapın faydalarını şuradaki yazımızda detaylıca anlattık. Geleneksel tıraşa başlayacaksanız düzenli şap kullanmaya başlamanızın çok faydasını göreceksiniz.

 

 

 

 

Tıraş öncesi ve sonrası?

Tıraş öncesi mevzusunu, henüz konuya uzakken hem bütçeyi zorlamamak, hem de süreci uzatıp sıkılmanıza sebep olmamak adına ilk aşamada kritik görmüyoruz. Evet bu ürünlerin tıraş esansında belirgin faydaları vardır, ancak siz bu aşamada köpüğünüzün kalitesine odaklanın; iyi bir yüz hazırlığıyla da gayet güzel tıraşlar olabilirsiniz. Şu yazımıza muhakkak bir göz atın.

Peki ya tıraş sonrası? Bu da bir zorunluluk olmamakla birlikte, bizim yeni başlayanlara da tavsiye ettiğimiz bir adımdır. Tek başına şap kullanımı büyük oranda fayda sağlayacak olsa da, özellikle de cildiniz tahrişe müsaitse ya da kuruma sorunu yaşıyorsanız nemlendirici bir balzam ile takviye yapmanız tıraş kalitenizi bir üst seviyeye taşıyacaktır. Cildinizi tanıyana kadar losyonlardan ziyade balsamları tercih etmenizi öneriyoruz. İlk aşamada asla yüksek alkollü kolonya ve losyonlar kullanmayın.

 

Durumu kısaca bu şekilde özetlemiş olduk. Yukarıdaki tavsiyelerimizi dikkate alırsanız, geleneksel tıraşa çok keyifli bir giriş yapacağınızı, hatta bizler gibi, tıraş saatini bekler duruma geleceğinizi tahmin ediyoruz. Elbette burada katı kurallar yok, seçebileceğiniz başka pek çok marka, model mevcut. Burada yazdıklarımızın sizin için bir ön rehber olmasını umarız. Tıraş bir kültürdür. Bilgi derinliğinizi arttırmak adına, diğer blog yazılarımızı da okumanızı ve videolarımızı izlemenizi öneririz. Bu sayede gerek geleneksel tıraş, gerek geleneksel tıraşın elemanlarına dair aklınızdaki pek çok sorunun cevabını bulmuş olacaksınız.

 

Tıraş keyfiniz daim olsun!

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.